“Yemeğin bedelini Sarı Çizmeli Mehmet Ağa’ya yazdırın” ifadesi, uzun yıllar zihinlerde yer etmiştir. Bu sözün arkasında, 19. yüzyılda yaşamış cömert bir toprak sahibi olan Mehmet Ağa’nın hikâyesi yatmaktadır. Barış Manço'nun şarkısıyla ölümsüzleşen bu karakterin hikayesini sizler için derledik...
KARAMAN'DAN KIBRIS'A UZANAN BİR YOLCULUK
Anadolu'nun sözlü kültüründe cömertlik simgesi olarak anılan Sarı Çizmeli Mehmet Ağa'nın, 19. yüzyılda yaşamış bir Karamanlı Yörük Türkmeni olduğu iddia edilmektedir.
Osmanlı İmparatorluğu zamanında uygulanan yerleştirme politikaları çerçevesinde Kıbrıs'a göç eden ailelerden biri olan Mehmet Ağa, kardeşleri ile birlikte Girne çevresine yerleşir. Böylece göçebe bir topluluğun toprak sahibi olma yolculuğu başlamış olur. Yerleştikleri köy, Yörüklerin geçmişine gönderme yaparak "Göçeri" veya "Yörükler" adıyla anılmaktadır.
TOPRAK AĞALIĞINDAN HALK AĞALIĞINA GEÇİŞ
Mehmet Ağa'nın popülaritesi yalnızca sahip olduğu topraklardan kaynaklanmaz. Onun aslında köyde sağladığı düzen ve sunduğu olanaklarla birlikte geldiği söylenir. Tarım ve hayvancılığı teşvik ederek, birçok insana iş yaratmasıyla tanınır. Fakat onu efsanevi hale getiren detaylar, yerel sosyal yaşama aktif katılımı ile ilgilidir.
Küsleri barıştırması, zor durumda olan insanlara yardım etmesi, gençlerin evlenmesi için maddi destek sunması ve bazılarına toprak bağışında bulunması gibi eylemleri ile bilinir. Bu durum, "ağa" unvanının yalnızca bir güç sembolü olmasının ötesinde, bir koruyucu kimlikle anılmasını sağlamaktadır.
“HESABI MEHMET AĞA'YA YAZIN”
Toplumda en çok bilinen hikaye yemek masalarına kadar uzanır. Yoksul köylüler, bir yerlerde yemek yediğinde esnafın “Hesabı Mehmet Ağa’ya yazın” dedikleri durum öne çıkar.
Ağa’nın her hafta köyü gezerek borç defterlerini kapattığı ve kimsenin utandırılmasına müsaade etmediği rivayet edilir. Bu durum zamanla bir deyime dönüşür; “Sarı Çizmeli Mehmet Ağa” ifadesi, hem cömertliği simgeleyen hem de ismi bilinmeyen hayırseverleri tanımlamak için kullanılmaya başlar.
BARIŞ MANÇO'NUN KEŞFİ
1970'li yıllarda Kıbrıs’a giden Barış Manço, yöre halkından Mehmet Ağa'nın hikayesini dinler. Söylentilere göre sanatçı, işaretler vermeyen bir kabirle karşılaşır ve bu duruma içten bir şekilde üzülür.
1979 yılında yayımlanan “Sarı Çizmeli Mehmet Ağa” şarkısı, yalnızca bir karakter değil; aynı zamanda Anadolu'daki iyilik anlayışını ifade etmektedir. Manço’nun çabaları ile mezarın restore edildiği de belirtilmektedir.